Bağlantılar

Anket

Yazarın en beğendiğiniz kitabı hangisi?
 
Şuanda 1 konuk çevrimiçi
Iraz Yazdır ePosta

Balaklı Iraz’ın dört kızı vardı. Beşinci çocuğuna gebeydi. Kocası, onu da kız doğurduğu takdirde Iraz’ın üstüne kuma getirecekti. Iraz gene kız doğurdu ve evliliğini kurtarabilmek uğruna, Narin’in oğlunu çaldı; kızını onun kucağına koydu. Ondan sonra da olayların hiç beklemediği yönde gelişmesine engel olamadı.

Bir gün Narin onu bahçe kapısında, “Iraz Teyze’si kızım ‘Anne’ diyor, Ayşegül’üm bana, ‘Anne’ diyor!” diye karşıladı. Iraz’ın dizlerinin bağı çözüldü. Düşmemek için duvara dayandı. Narin, Ayşegül’ü havalara kaldırmış dans ediyor, “Kızım anne dedi!” diye türkü söylüyordu. O dans edip türküler söyledikçe Iraz’ın yüreği ezim ezim ezildi. “Bana da anne de, bakalım nasıl diyormuşsun?” Ayşegül annesinin dudaklarına değdi: “Agu, agu.” Sonra da kıkırdadı. Iraz biliyordu Ayşegül’ün kendisine anne demeyeceğini. Önce agu olacaktı o, sonra da teyze!.. Göz pınarlarında toplanan yaşların yanaklarından aşağı yuvarlanmasına engel olamadı. Ne büyük hata etmiş de kızının kendisine el olmasına sebep olmuştu… İçi kavruldu.

O günden sonra Iraz kızına kavuşabilmenin hayalini kurar oldu. Ayşegül’ü gerçek evine dönmeliydi. Ama nasıl? Iraz’ın yaşamı yeni yanlışlarla sürdü gitti…

 

 Romandan Bir Bölüm:

                                                …

 

Döndü, sedirdeki minderinde tespihini çeken, dili yok, konuşması yok Uzun İshak’a baktı. “Bu adamla sinemaya mı gidilir?” diye düşündü. İlk sinemaya gittiklerinde büfeden dondurma alıp keyifle yalamıştı. İkincisine de patlamış mısır almıştı. Sıcak ve yumuşak mısır patlaklarını yerken şu evden, şu karşısındaki donuk, gülmeyen, konuşmayan adamın prangalarından kurtulup gitmişti.

Kaşlarının altından kocasına bir daha baktı. Bu adam Döndü’ye ne dondurma yalatır, ne de mısır yedirirdi. “Diyelim ki ben bu adamla sinemaya gittim...” Birden içi buz gibi oldu. Onunla sinemaya gidemezdi Döndü… Bu gülmeyi, üzülmeyi bilmeyen kuru kafayla ne işi olurdu sinemada. Sinemaya gittiğin erkek elini tutmalıydı! İçinden, “Asla!” diye geçirdi. “Asla elimi filan tutsun istemem!” Kocasını içten reddettiği böyle zamanlarda Osman’ın resmi çıkar gelirdi bir yerlerden ve Döndü’yle elindeki kasnağın arasına girerdi. Döndü bir daha batırırdı eline iğneyi. “Hayır” derdi gene içinden. “Hayır Osman benim hayalime bile girmemeli.”

O akşam da öyle oldu ve elinden kasnağı bıraktı. Yatak odasına giden kocasının peşinden gitti. Geceliğini giyip kocasının yanına uzandı. Bundan önceki gecelerde olduğu gibi kocasından herhangi bir hareket gelmedi. Uzun İshak’a kızdı. Kocası yanaşmak istese buna izin verecek miydi? Onu da bilemiyordu. Bildiği bir şey vardı, bu yaşamı hak etmiyordu. Neden şu anda herkes gibi onun da yanında sevdiği bir erkek yatmıyordu? Sevmese bile, hiç olmazsa içinde soğukluk duymadığı, konuşup okşamasını bilen biri… Bu düşüncesine de isyan etti. Sevmediği bir erkekle aynı yatakta olmak!.. Yatakta sağa sola döndü. Aklından bu düşünceyi kovmaya çalışırken Osman’ın hayali yardımına yetişti. Genç kadının kalbi yerinden oynadı, Osman’ın hülyalı bakışlarında huzur buldu ve yeni bir hayal alemine yelken açtı. Osman’la kentin parkında meşrubat içti. Bahçede dolaşırken onun kokladığı gülü Osman da kokladı. Bir gül kopardı Osman, gözlerinin içine bakarak kokusunu derin derin içine çekti. Gözlerini gözlerinden ayırmadan “Oh!” dedi ve… gülü Döndü’ye uzattı. Genç kadının kalbi gene yerinden oynadı. Tüm bedenine müthiş haz veren bir sıcaklık yayıldı. Uzatılan gülü alırken elleri birbirine değdi. Yatakta istemi dışında elini boşluğa uzattı. Osman’ın eli Döndü’nün gülü tutan elinin çevresini bir koza gibi sardı. Genç kadın, elini erkeğin belli belirsiz okşayışlarına terk etti. Bedeni yeni bir haz dalgasıyla selin sürüklediği bir yaprak gibi adeta sarsıldı. Gözleri o ara Osman’ın gözleriyle buluştu. Osman’ın gözlerinde adeta şimşekler çakıyordu ve bu şimşekler Döndü’nün yüreğinde yangınlar tutuşturdu. Kalbi ayaklanmıştı ve bu ayaklanmayı bastıramadı. Aslında bastırmak da istemedi. Yanında kocası öksürdü. Genç kadını hayal dünyasına bağlayan zincirin halkaları darmadağın oldu. Yaşadığı hayal aleminden koptu, yatak odasının karanlık dünyasına gözlerini açtı. Kocasına için için kızdı ama vakit kaybetmeden gözlerini kapattı. Yarım kalan hayallerine kaldığı yerden başlamak istedi. Ne kadar uğraştıysa beceremedi. O haz dünyası uçup gitmişti. Gözlerini karanlığa yeniden açtı. Yoksa Osman’ı seviyor muydu? Oğulluğunu?

Bilmiyordu Döndü… Kafası çok karışmıştı.

 


                                                ****


 

 

 
 
  Design by augs-burg.de & go-vista.de  
 
     
 
   
Design by windows vista forum and energiesparlampen